“Yönetmeliğin gerçek faydası belirlenen sürelerin uygulamaya yansıması ile olacak”
Yenilenebilir Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkök, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan[1] rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarının imar ve ruhsat süreçlerine yönelik yönetmeliğin sektör açısından çok önemli olduğuna vurgu yaparken, gerçek faydanın ise tanımlanan sürelerin uygulamada da aynı şekilde işletilmesine bağlı olduğunun altını çizdi.
Cem Özkök yazılı açıklamasında yürürlüğe giren yeni yönetmeliğin Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında hızlanması ve yatırım ortamının daha öngörülebilir hale getirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Yenilenebilir enerji projelerin doğaları gereği, yatırımcıların bu projelerin izin süreçlerinde 40’dan fazla kuruma gitmek zorunda olduklarını belirten Özkök, izin süreçlerinde yaşanan gecikmelerin yatırımların finansman maliyetlerinin artmasına, ekipman ve tedarik planlarının aksamasına, bağlantı ve inşaat takvimlerinin ötelenmesine ve nihayetinde bu tesislerin elektrik üretimine başlayacağı tarihin gecikmesine neden olduğunun altını çizdi.
Cem Özkök, yürürlüğe giren yönetmeliğin katkısı ile izin süreçlerinin belirli süreler içerisinde ve tek merkezden yürütülmesinin bu yatırımların finansal ve operasyonel öngörülebilirliğine doğrudan katkı sağlayacağını, aynı zamanda Türkiye’nin 2035 için belirlediği 120 GW’lık rüzgâr ve güneş enerjisi gücü hedefine erişmede önemli bir hızlandırıcı olacağını vurguladı.
Bununla birlikte Özkök, düzenlemenin yatırımcı açısından yaratacağı gerçek faydanın, mevzuatta tanımlanan sürelerin uygulamada da aynı şekilde işletilmesine bağlı olduğunun da altını çizdi.
Değerlendirmesinde merkezi bir süreç oluşturulmasının önemli bir başlangıç olduğuna vurgu yapan GÜYAD Başkanı Özkök, sistemin daha etkin çalışabilmesi için ise Enerji Bakanlığı bünyesindeki teknik ve idari kapasitenin güçlü tutulması, ilgili kamu kurumları arasındaki koordinasyonun kesintisiz sağlanması ve yatırımcıdan talep edilen bilgi ve belgelerin açık ve yeknesak biçimde belirlenmesi büyük önem taşıdığını ifade etti.
Cem Özkök yenilenebilir enerji sektörünün, ön lisans veya üretim lisansına sahip RES ve GES yatırımlarını kapsayan bu yaklaşımın, elde edilecek sonuçlara bağlı olarak diğer yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik izin ve ruhsat süreçlerine de örnek oluşturmasına yönelik önemli bir beklentisi olacağını da sözlerine ekledi.
Cem Özkök’ün yönetmelikte öne çıkan noktalar hakkındaki değerlendirmeleri de şu şekilde oldu;
• İmar planı, parselasyon, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı gibi süreçlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülebilmesine imkân sağlanması yatırımlar için önemli bir kolaylık sağlayacak,
• Kurum görüşlerinin 30 gün içerisinde sonuçlandırılmasına yönelik süre sınırı, bu süre içerisinde görüş verilmemesi halinde olumsuz görüş bulunmadığının kabul edilmesi ve nazım ve uygulama imar planlarının eş zamanlı yürütülebilmesi, yatırım süreçlerinde bugüne kadar karşılaşılabilen zaman kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayacak,
• Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi süreçlerine ilişkin sürelerin tanımlanmış olması, yatırımın inşaat aşamasından işletmeye geçişine kadar olan sürecin daha öngörülebilir hale gelmesi bakımından ayrıca önem taşımakta,
• İşyeri açma ve çalışma ruhsatının uygun başvurular için beş gün içerisinde düzenlenmesine yönelik hüküm tesislerin işletmeye alınması açısından önemli bir kolaylık sağlayabilecek,
• GES yatırımlarında imar planı kapsamında hazırlanan jeolojik-jeoteknik etütlerin yeterli görülmesi halinde ayrıca zemin etüt raporu aranmayabilmesi gibi düzenlemeler de mükerrer işlemlerin ve buna bağlı zaman ve maliyet kayıplarının azaltılması açısından olumlu katkı sağlayacak.
[1]
