Yunanistan Ege’nin tamamına yakınını enerji yatırım alanı olarak belirledi
Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanan Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi ülkenin 19 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi ve 2008 yılında yayımlanan önceki düzenleme güncellendi.[1]
Düzenlemenin 9’uncu maddesine göre Yunanistan Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki “Deniz Mekansal Planlaması” kapsamında belirlenen alanları sabit veya yüzer platformlara sahip deniz üstü rüzgâr veya güneş enerjisi yatırımları için kullandırabilecek.
Yunanistan 2020 yılında Akdeniz, Ege ve İyon Denizi’nin 506 kilometrekarelik bölümünü Münhasır Ekonomik Bölge olarak ilan etmiş, geçtiğimiz yılın Nisan ayında da Deniz Mekansal Planlaması’nı yayınlamıştı.[2]
“Türkiye açısından herhangi bir sonuç doğurmayacak”
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada düzenlemenin Türkiye açısından, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı bildirildi. Açıklamada belirlenen coğrafi alanların uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş olduğuna da vurgu yapıldı.[3]
Açıklamada Türkiye’nin Ege Denizi’nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan ile iş birliğine her zaman hazır olduğu ve iki ülke arasındaki sorunların 7 Aralık 2023 tarihli “Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi” çerçevesinde, uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözülmesi yönündeki tutumunu muhafaza ettiği ifade edildi.
Yunanistan: Türkiye’nin iddiaları kabul edilemez
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı tarafından bir gün sonra yapılan açıklamada ise Türkiye’nin iddiaların temelsiz ve kabul edilemez olduğu ifade edilirken Ege Denizi’ndeki Yunan egemenliği durumunun uluslararası antlaşmalarla açık ve kesin bir şekilde tanımlandığı ve tartışmaya açık olmadığı iddia edildi.[4]
Açıklamada Yunanistan’ın Türkiye ile diyalog ve iyi komşuluk ilişkilerini her zaman desteklemekle birlikte iki ülke arasındaki tek anlaşmazlık olan kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge sınırlarının belirlenmesi konusunun Uluslararası Hukuka uygun olarak çözülmesine kararlı olduğu da ifade edildi.
[1]
[2]
[3]
[4]

