“Yeni nesil nükleer enerjide küresel merkez olmayı hedefliyoruz”
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından Paris’te düzenlenen Nükleer Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Avrupa ülkelerinin nükleer enerjiye sırt çevirmesini stratejik bir hata olarak niteledi.
Ursula von der Leyen Avrupa Birliği’nin yaşanan nükleer yarışta yeni nesil nükleer teknolojilerin merkezi olmasını hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
“Bol miktarda ve uygun fiyatlı elektriğe ihtiyacımız var”
Konuşmasında Avrupa’da elektrik fiyatlarının yapısal olarak çok yüksek olduğunu belirten von der Leyen, bunun AB vatandaşlarının yaşam maliyetleri ile birlikte AB’nin endüstriyel rekabet gücü açısından çok belirleyici bir faktör olduğunu kaydetti.
Endüstriyel sektörlerde bir sonraki inovasyon ve verimlilik dalgasının robotik ve yapay zeka teknolojilerine bağlı olarak gelişeceğini savunan von Der Leyen, her iki alanın da bol miktarda ve uygun fiyatlı elektriğe ihtiyaç duyduğunun da altını çizdi.
AB’nin yenilenebilir enerji alanında son on yılda önemli ilerleme kaydettiğini, güneş ve rüzgâr enerjisinin AB’nin enerji arzında fosil yakıtları geride bıraktığını hatırlatan von der Leyen, buna karşılık birliğin enerji arzında 1990 yılında üçte bir oranında nükleer enerji payının %15 düzeyine gerilediğine dikkat çekti.
Bu gerilemenin bir tercihten kaynaklandığına ifade eden von der Leyen, Avrupa’nın güvenilir, uygun fiyatlı ve düşük emisyonlu bir enerji kaynağı olarak nükleere sırt çevirmesinin stratejik bir hata olduğunu düşündüğünü söylerken sözlerini şu şekilde sürdürdü;
Bu durumun iki nedenden dolayı değişmesi gerekir. Birincisi, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemli bir rolü var. Bu, ikisinden birini seçimi gibi bir durum değildir; en güçlü oldukları nokta, bir arada olmalarıdır. Çünkü ihtiyacımız olan şey, en iyi genel enerji sistemidir; temiz, uygun maliyetli, dayanıklı, Avrupalı.
Yenilenebilir enerji kaynakları en düşük maliyetli elektronları üretir, ancak güneş ışığına ve rüzgara bağlı olarak değişkendir ve bazen üretim için en uygun yerler endüstriyel talep merkezlerinden uzaktır. Bu nedenle, depolama ve talep esnekliğine de yatırım yapmalı ve şebekelerimizi geliştirmeliyiz.
Nükleer enerji güvenilirdir ve tüm yıl boyunca, günün her saati elektrik sağlar. Dolayısıyla en verimli sistem, nükleer ve yenilenebilir enerjiyi birleştiren ve depolama, esneklik ve şebekelerle desteklenen sistemdir.
İkinci neden ise, Avrupa’nın nükleer teknolojide öncü olması ve bu alanda bir kez daha dünyaya öncülük edebilmesidir. Yeni nesil nükleer reaktörler, Avrupa’nın yüksek teknolojili, yüksek değerli bir ihracat kalemi haline gelebilir. Ve bu da bizi bugün Paris’e getiriyor.
Konuşmasının devamında nükleer enerjinin küresel çapta yeniden canlandığını ve bu alanda bir teknoloji yarışı yaşandığını söyleyen von der Leyen, Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl nükleer enerji desteği için devlet yardımı kurallarını değiştirdiğini, küçük modüler reaktörler için dünyanın ilk endüstriyel ittifakını kurduğunu ve ITER projesi aracılığı ile füzyon araştırmalarına 5 milyar avrodan fazla yatırım yapmayı taahhüt ettiğini hatırlattı.
Bununla birlikte yıllarca süren düşük yatırım düzeyinin tersine çevirmek için daha fazlasının yapılması gerektiğini ifade eden von der Leyen Küçük Modüler Reaktörler için de yeni bir Avrupa Stratejisi sunduklarını ve bu teknolojinin 2030 yılı başında Avrupa’da faaliyete geçerek geleneksel nükleer reaktörlerle birlikte esnek, güvenli ve verimli bir enerji sisteminde rol oynamasını istediklerini söyledi.
Bu teknolojinin de ortak bir Avrupa çabası olarak hayata geçmesi için üye ülkelerin işbirliği yapması, özel yatırımların harekete geçirilmesi ve yakıttan teknolojiye, tedarik zincirlerinden becerilere kadar daha geniş bir nükleer ekosistemin de güçlendirilmesi gerektiğini belirten von der Leyen bu amaçla yatırımcıların riskini azaltmak, yeni yatırımcılara da net bir sinyal vermek için Emisyon Ticaret sisteminden 200 milyon Avroluk bir garanti sağlanacağı bilgisini verdi.