Türkiye OEWG48’de bertaraf altyapısı ile ilaç erişimini vurguladı

Montreal Protokolü Tarafları Açık Uçlu Çalışma Grubu toplantısı
21 Temmuz 2026

Montreal Protokolü Tarafları Açık Uçlu Çalışma Grubu 48. Toplantısı 13-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlendi.

Viyana Sözleşmesi ve Montreal Protokolü (Ozon) Sekreterliği tarafından yapılan açıklamaya göre toplantıya katılan taraf ülkelerin delegelerinin tartışmalarının ana odak noktalarından biri, protokol kapsamında yer alan finansman mekanizması olan Çok Taraflı Fon için gerekli kaynağın tekrar sağlanması oldu.

Üç yıl için 1,7 milyar ABD Dolarına yakın kaynak gerekiyor

Toplantıda Teknoloji ve Ekonomik Değerlendirme Paneli (Technology and Economic Assessment Panel – TEAP) Kaynak Yenileme Görev Gücü (Replenishment Task Force – RTF) hidroflorokarbonların kademeli olarak azaltılması dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin yükümlülüklerini yerine getirmelerini desteklemek için 2027-2029 yıllarını kapsayan bir sonraki üç yıllık dönem için 1,2–1,7 milyar ABD doları tutarında kaynak gerektiğini açıkladı.

Oturumlarda bazı taraflar, önceki fon yenileme döneminden önemli bir kısmının hâlâ kullanılmamış olduğuna dikkat çekerken, diğerleri ise protokolün giderek artan hedeflerine vurgu yaptı.

Açıklamada zirvede şeffaflığı artırmak amacıyla yeni bir hesaplama aracı tanıtıldığı bilgisi verilirken, bu aracın tarafların geri bildirimleriyle daha da geliştirileceği ifade edildi

Bununla birlikte TEAP güncellemeleri, havacılıkta Halon 1301 gazının kullanımının devamı, düşük Küresel Isınma Potansiyeli (Global Warming Potential – GWP) olan ölçülü doz inhalatörleri ve soğutucu akışkan yaşam döngüsü yönetimini kapsadı.

Toplantılarda istasyon kurulum maliyetlerini tahmin etmeye yarayan yeni bir çevrimiçi araç da dahil olmak üzere atmosferik izleme konusunda kaydedilen ilerlemeler de delegeler tarafından memnuniyetle karşıladılar ve çeşitli senaryolar ve analizler ışığında sekreterya faaliyetlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliğini tartıştılar.

“Çevreye duyarlı bertaraf için yeterli altyapı geliştirilmeli”

Toplantıların ikinci gününde Türkiye Cumhuriyeti heyeti adına ilk konuşmayı yapan İklim Değişikliği Başkanlığı, İklim Değişikliği Uzmanı Sezin Sönmez Erbaş Türkiye’nin kontrollü maddelerin çevreye duyarlı yönetiminin önemli bir yönüne dikkat çekmek istediklerini söyledi.

Ozon Tabakasını İncelten Maddeler (Ozone Depleting Substances – ODS) Bankası envanteri kapsamında, kontrollü maddelerin yaşam döngüsü yönetimi için öncelikli ihtiyaçlar belirlendiğini hatırlatan Erbaş, bu eylem planının uygulanmasının ODS’lerin sürdürülebilir yönetimini sağlamak ve Montreal Protokolü’nün uzun vadeli hedefini desteklemek açısından hayati önem taşıdığını söyledi.

ODS Bankası Envanter Projesi kapsamında geliştirilen Ulusal Eylem Planı’nın uygulanmasına yönelik teknik ve mali desteğin güçlendirilmesinin önemine vurgu yapan Erbaş, geri kazanılamayan veya teknik olarak yeniden kullanıma artık uygun olmayan soğutucu akışkanların çevreye duyarlı bir şekilde bertaraf edilmesi için yeterli altyapının geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Erbaş sözlerinin devamında Türkiye’nin kontrollü maddelerin güvenli ve nihai imhasını sağlamak amacıyla lisanslı imha tesislerinin kurulması veya mevcut tesislerin modernizasyonu için çok taraflı fon kapsamında teknik ve mali destek mekanizmalarının değerlendirilmesini teşvik ettiğini ve bu alanlarda ulusal kapasitenin geliştirilmesinin, Montreal Protokolü’nün ve uzun vadeli çevresel hedeflerinin etkin bir şekilde uygulanmasına önemli ölçüde katkıda bulunacağına inandığını belirtti.

“İlaç fiyatları, tedarik güvenliği ve hasta erişimi üzerindeki etkiler araştırılmalı”

Etkinliğin üçüncü gününde konuşan İklim Değişikliği Başkanlığı, Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer de Türkiye’nin daha düşük Küresel Isınma Potansiyeli olan gazlara ve inhaler teknolojilerine geçiş konusunda Teknoloji ve Ekonomik Değerlendirme Paneli’ne teşekkür ettiğini söyledi.

Mehrali Ecer bu tür gazların alternatiflerine geçişin çevresel açıdan önemli olmakla birlikte Türkiye’nin bunun ilaçların bulunabilirliği, düzenleyici onay süreci ve fiyat üzerindeki potansiyel etkilerinin de dikkatle izlenmesi gerektiğine inandığını vurguladı.

Konuşmasında inhaler ürünlerinin fiyatı ve bu ilaçlara erişilebilirliğin önemine dikkat çeken Ecer, Türkiye’nin daha düşük Küresel Isınma Potansiyeli değerine sahip metrik doz inhalatörlere geçişin ilaç fiyatları, tedarik güvenliği ve hasta erişimi üzerindeki olası etkilerine ilişkin daha fazla araştırma yapılmasını desteklediğini ifade etti.

Ecer Türkiye’nin alternatif inhaler teknolojilerinin sadece teknik uygulanabilirliği ve çevresel faydalarının değil, aynı zamanda maliyetleri, piyasada bulunabilirlikleri ve satın alınabilirliklerinin de değerlendirilmesinin önemini vurgulamak istediğini, bu değerlendirmelerin Kigali Değişikliği’nin hedeflerini desteklerken temel sağlık hizmetlerine erişimin sürdürülebilirliğini sağlama ihtiyacını da dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.