Türkiye İkinci Ulusal Katkı Beyanını sundu
Türkiye 2035 için yeni emisyon azaltım hedefini duyurdu
[
Beyana göre Türkiye mevcut eğilim senaryosuna göre 2035 yılında 1.109 Mt CO₂ eşdeğeri seviyesine ulaşacak sera gazı emisyon miktarını uygulayacağı politikalar ile 466 Mt CO₂ eşdeğeri daha düşük seviyede tutmayı hedefliyor.
Bu hedefe göre sağlanacak % 41 oranında artıştan azaltım ile Türkiye’nin 2035 yılı sera gazı emisyonları 643 Mt CO₂ eşdeğeri seviyesinde kalacak ve 2018 yılına göre artış oranı % 40,15 ile sınırlanacak.
Türkiye’nin 2025 yılında, Ulusal Sera Gazı Emisyon Envanteri ile sunduğu 2018 yılı sera gazı emisyon miktarı AKAKDO dahil olmak üzere 458,8 Mt CO₂ eşdeğeri idi.
Beyana göre 2035 yılı için belirlenen bu hedefe nasıl ulaşılacağına dair parametreler, varsayımlar, veri kaynakları ve sektörel dağılımlar gibi daha ayrıntılı metodolojik bilgiler bir sonraki İki Yıllık Şeffaflık Raporunda yer alacak.
İlk NDC’de azaltım hedefi %21 idi
Türkiye Cumhuriyeti 2015 yılında sunduğu ilk Ulusal Katkı Niyet Beyanında 2030 yılı için %21’lik artıştan azalış ile 1.175 Mt Mt CO₂ eşdeğeri yerine 929 Mt CO₂ eşdeğeri emisyon hedefi belirlenmişti.
2023 yılında sunulan beyanda ise artıştan azaltım hedefi %41 olarak revize edilerek, 2030 yılı emisyonlarının 695 Mt CO₂ eşdeğeri olarak gerçekleşebileceği hesaplanmıştı. Ayrıca emisyonların zirve yapacağı tarih olarak 2038 yılı öngörülmüştü.
“Türkiye’nin dinamikleri kalkınmayı sürdürürken emisyonların yönetilmesinde zorluklar yaratmaktadır”
Sunulan beyanda Türkiye’nin belirlediği hedeflerin adil ve iddialı olduğu savunulurken, kendi özel ulusal koşullarını, kalkınma önceliklerini ve kapasitelerini dikkate alındığının altı çizildi.
Beyanda Türkiye ekonomisinin dinamik bir gelişme gösterdiği, hızlı bir kentleşme ve nüfus artışı içinde olduğu ve bu faktörlerin enerji ve emtia talebinin artmasına ve altyapı ihtiyaçlarının ortaya çıkmasına katkıda bulunduğu ifade edilirken, bu etkenlerin Türkiye için kalkınmayı sürdürürken emisyonların yönetilmesinde zorluklar yarattığı belirtildi.
Ayrıca Türkiye’nin ulusal kapasitesi ve koşulları ile uyumlu olarak küresel iklim eylemine adil payını katkıda bulunmaya kararlı olduğu ifade edilen beyanda, BAU senaryosuna dayalı bir azaltım hedefi sunma gerekçesi olarak ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve ilgili kapasiteler (CBDR-RC) ilkesinin dikkate alındığının altı çizildi.
“Elverişli koşul desteği verilirse hedefler yükseltilebilecek”
Beyanda Türkiye’nin Paris Anlaşması’nın hedeflerine bağlılığını sürdürmekte ile birlikte hem gelişim aşamasını hem de küresel iklim çabalarına karşı sorumluluğunu yansıtan azaltım ve uyum çabaları yürüttüğü de ifade edilen beyanda, Türkiye’nin iklim finansmanına erişim, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme gibi elverişli koşulların desteğiyle hedeflerini yükseltmeye devam edeceği de belirtildi.
Beyanların 1,5 °C hedefi için revize etmeleri gerekiyordu
2023 yılında düzenlenen COP28 zirvesinde Paris Anlaşması kapsamında mutabakat sağlanan ilk Küresel Durum Değerlendirme Raporu ile mevcut beyanların 1,5 derece hedefi için yetersiz olduğu ortaya konulmuş ve tüm tarafların 2030 için yükseltilmiş hedefler ile 2035 yılına yönelik yeni hedefler içerecek beyanlarını (NDC 3.0) 2025 yılında sunmaları kararlaştırılmıştı.
[1]