SARP’a sunulan ilk verilerin analizleri paylaşıldı

276 şirket gönüllü olarak raporlama yaptı

26 Ocak 2026

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) “Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlamasında Yeni Dönem: SARP Uygulama Eğitimi ve TSRS Raporları İlk Yıl Analizi” başlıklı bir program düzenlendi.

KGK tarafından yapılan açıklamaya göre 22 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen programda bir yılını dolduran Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın (TSRS) geldiği mevcut aşama değerlendirilirken, geçtiğimiz Ekim ayında devreye alınan Sürdürülebilirlik Açıklamalarını Raporlama Platformu (SARP) özelinde de bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi.[1]

İstanbul Finans Merkezi VakıfBank Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını KGK Başkanı Hasan Özçelik yaparken, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eyüphan Koç sürdürülebilirlik raporlamasında dijital dönüşüm ve SARP uygulamalarına ilişkin bir sunum ve uygulamalı eğitim gerçekleştirdi.[2]

KGK Sürdürülebilirlik Standartları Dairesi Başkanı Gülşah Günay da TSRS uygulama sürecinde gelinen aşama ve raporlama faaliyetinin ilk yılına dair sonuçları paylaştı.

276 şirket gönüllü olarak SARP üzerinden beyanda bulundu

Dr. Eyüphan Koç’un sunumuna göre SARP uygulaması için zorunluluk bulunmamasına karşın, halihazırda TSRS kapsamına giren yaklaşık 400 firmanın 276’sı gönüllü olarak platform üzerinden beyanını sunmuş durumda.

Bu 276 şirketten 117’si İmalat, 17’si Enerji, 14’ü Teknoloji, 12’si Toptan ve Perakende Ticaret, 6’sı da Ulaştırma ve Depolama sektörlerini temsil etti.

Holdingler ve Yatırım Şirketleri, İnşaat ve Bayındırlık ile Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörlerinin her birinden 4’er şirket ile 98 mali kuruluş da platform üzerinden beyanını sundu.

Platformda elde edilen sonuçlara göre bu şirketlerin sera gazı emisyonları yaklaşık olarak 143 milyon ton CO₂ eşdeğeri olarak gerçekleşmiş durumda. Raporlanan emisyonların %89’unu Kapsam 1, %9,9’unu ise Kapsam 2 emisyonları oluşturdu.

276 şirketten, 272’si 127,1 milyon tCO2e Kapsam 1 emisyonu raporlaması yaparken, 266 şirket de 15,6 milyon tCO2e Kapsam 2 emisyon değeri açıkladı.

Yalnızca 45 şirket Kapsam 3 emisyonu raporlaması yaparken, bu raporlamada ise 360 milyon tCO2e rakamına ulaşıldı.

Ulaşılan verilere göre, raporlama yapan şirketlerin %2,6’sı toplam emisyonların %50’lik bölümünden, %10’u da toplam emisyonların %91,9’inden sorumlu oldu.

En sık boş bırakılan alan “Finanse Edilen Emisyonlar” oldu

Raporlama sürecinde, 98 mali kuruluşun yalnızca beşinin finanse edilen emisyonlarını açıklaması en sık boş bırakılan alanın %93,9 ile mali kuruluşlar tarafından doldurulması gereken “Finanse Edilen Emisyonlar” kategorisi oldu.

İkinci sırada %83,3 ile Kapsam 3 Emisyonları, üçüncü sırada ise Nicelleştirme ve Sınırlar (Sürdürülebilirlik) kategorisi geldi.

199 şirketin sera gazı azaltım hedefi var

SARP verilerine dayalı tespitlere göre platforma beyanda bulunan 276 şirketten, 154’ü nicel, 45’i ise nitel olmak üzere 199’u sera gazı hedefi belirlemiş durumda.

Bununla birlikte 65 şirketin SBTi tarafından onaylanmış hedefi bulunuyor.

İmalat 78 firma ile en fazla nitel hedef belirlemiş olan sektör olurken, ikinci sırada 44 ile mali kuruluşlar, üçüncü sırada ise 10 şirket ile teknoloji sektörü geldi.

İklimde risk fırsatdan önce geliyor

Raporlamalarda kullanılan anlatım dili analizine göre ise sunulan raporlarda iklim için her bir adet fırsat kelimesine karşın yaklaşık olarak iki adet risk ifadesi kullanıldı.

Analize göre raporlama yapan Türk şirketleri iklimi “değer yaratma fırsatı” yerine daha çok “tehdit” olarak konumlandırıyor.

Bununla birlikte düşük karbonlu ekonomiye geçiş, rekabet avantajından çok bir uyum ve maliyet baskısı olarak sunuluyor.

Analizde sürdürülebilirlik taahhütleri için ise %34,3 oranında güçlü (bağlayıcı), %41,6 oranında orta (planlama) ve %24,1 oranında ise zayıf (inceleme) ifadeler kullanıldığı tespit edildi.


[1] Sürdürülebilirlik Açıklamalarını Raporlama Platformu devreye alındı

[2] Sürdürülebilirlik Raporlamasında Dijitalleşme SARP Verilerine İlk Bakış – Dr. Eyüphan Koç, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi