“Jeotermal sektörü eşitlik istiyor”

JED Başkanı Ali Kındap jeotermal enerji yatırımlarının da izin süreçlerini kısaltılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi
3 Ağustos 2026

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, jeotermal enerji yatırımlarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması amacı ile geçtiğimiz hafta yayımlanan yönetmelikte kapsam dışında bırakılmasının sektörde rahatsızlık yarattığını söyledi.

Kındap yazılı açıklamasında yönetmeliğin hazırlık döneminde düzenlemenin kapsamına jeotermal yatırımlarının da dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerini başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoriteleri ve kamuoyu ile şeffaf şekilde paylaştıklarını bilgisini verirken, jeotermal enerji sektörünün düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak gördüklerini ifade etti.

Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine vurgu yapan Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunun altını çizdi.

Ali Kındap’ın açıklamasında paylaştığı değerlendirmeler şu şekilde oldu;

Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor.

Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz.

İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık.

Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik istiyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir.

Türkiye’deki güç Avrupa’nın toplamından daha fazla

2025 sonu itibarıyla dünyanın 27 ülkesindeki jeotermal enerji santrallerinin toplam kapasitesi 15.673 MW iken, Türkiye 1.758 MW ile dördüncü sırada bulunuyor.

Bu alanda ilk sırada 2.744 MW ile Endonezya gelirken, Avrupa ülkelerindeki toplam güç 1.695, Avrupa Birliği ülkelerindeki güç ise 922 MW düzeyinde bulunuyordu.