İzmir yıl başı günü susuz kalma riski yaşadı

Kayıtlardaki en kurak dönemi yaşayan İzmir’de yılbaşı günü su arzının güçlükle sağlandığı bildirildi
9 Mart 2026

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan geçtiğimiz yılın son üç aylık döneminde İzmir için su kayıtlarının tutulduğu 1998 yılından beri en düşük yağış seviyelerinin görüldüğü ve bu nedenle yılbaşı günü şehre su arzının sağlanmasında zorluk çektiklerini söyledi.

Gürkan Erdoğan, İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü işbirliği ve Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen “Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği Projesi” kapsamında düzenlenen panelde yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

Gürkan Erdoğan panelde şunları kaydetti;

Ekim, kasım ve aralık aylarında İzmir’e beklediğimiz yağışlar gelmemişti. Kayıtların tutulmaya başlandığı 1998 yılından bu yana hiçbir dönemde bu üç aydaki gibi düşük yağış görülmemiş. Bu nedenle yılbaşı gecesi su arzını sağlamakta çok zorluk çektik. Ancak aldığımız tedbirler ve yeni su kaynaklarını devreye alarak kentin su arzını sağladık. 3 Ocak itibariyle yağışlar başladı ve barajlarda tablo değişmeye başladı.

İstanbul’da suyun yüzde 98’i, Ankara’da yüzde 99’u barajlardan sağlanırken, İzmir’de suyun yaklaşık yüzde 60’ı kuyulardan, yüzde 40’ı barajlardan geliyor. İzmir genelinde yaklaşık 1600 kuyu bulunuyor. Kıyı akiferlerinde tuzlanma riski taşıyan 318 kuyu ise 11 kıyı ilçesinde yer alıyor. Deniz suyu arıtmanın maliyetinin tuzlu yeraltı suyu arıtmaya göre yaklaşık 3 kat daha yüksek olduğu biliniyor. Bu nedenle kıyı akiferlerinde tuzlanma izleme ve tuzlu yeraltı suyuna yönelik pilot arıtma tesisi yaklaşımı öne çıkıyor. Bu projeyi bu nedenle kurum olarak çok önemsiyoruz.

İzmir’in atık su altyapı sistemi mevcut iklim koşullarına uygun değil

Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Fıstıkoğlu da “Kentsel Drenaj ve İzmir” başlığında yaptığı konuşmada İzmir’in iklim modellerine dayalı olarak 100 yıllık yağışa göre inşa edilmiş atık su altyapı sistemlerinin, yağışlardaki artışlara bağlı olarak tasarım değerlerinin değiştiğine ve yağmur suyu ve atık su sistemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptığı konuşmasında şunları kaydetti;

İklim modellerine dayanarak İzmir için yaptığımız çalışmada yağış tekrar sürelerinin hızla değiştiğini görüyoruz. Yağışlarda yüzde 12-13’lük bir artış bile tasarım değerlerini ciddi şekilde değiştiriyor. Bugün 100 yıllık yağışa göre boyutlandırdığımız bir altyapı sistemi, 200 yıllık yağışla karşılaşabiliyor. İzmir’de mevcut hidrolojik sisteme baktığımız zaman kurak dönemlerde sistem daha çok atık su sistemi gibi çalışıyor. Yağışlı dönemlerde ise çatı ve parsel sularının da sisteme girmesiyle birlikte yağmur suyu etkisi artıyor. Hatta bazı durumlarda derelerden ve drenaj hatlarından suyu tahliye etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü kent yerleşimi zaman içinde doğal dere yataklarıyla iç içe gelişmiş durumda.

Biz aslında atık su sistemi tasarlamışız ama zaman içinde içine yağmur suyu da girmiş. Yağışlı dönemlerde sistemde ciddi debi artışları yaşanıyor. Bu nedenle yağmur suyu ve atık su sistemlerinin birlikte değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Ancak kent büyük, nüfus yoğun ve altyapının tamamını kısa sürede yenilemek kolay değil.

8 ayda 14,2 milyon m³ su tasarrufu sağlandı

Açıklamadaki bilgilere göre İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU’nun kuraklık döneminde uyguladığı planlı ve dönüşümlü 23.00–05.00 saatleri arası kesintiler, park-bahçe aboneliklerinin iptali ve kademe sistemi gibi tedbirler sayesinde 8 ayda 14,2 milyon m³ su tasarrufu sağlandı.

Bununla birlikte 2024’te kent merkezinde %27,17 olan kayıp-kaçak oranı 2025’te %24,80’e geriledi. Bu sayede de yaklaşık 5,6 milyon m³ su tasarrufu sağlandı.