COP31’i söylemden öteye taşımak istiyoruz

Murat Kurum COP31’i üç ilke uygulayarak söylem ağırlıklı bir müzakerenin ötesine taşımak istediklerini söyledi

13 Şubat 2026

9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) başlangıç toplantısı 11-12 Şubat 2026 tarihlerinde yapıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen toplantılara BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve COP29 Başmüzakerecisi Yalçın Rafiyev, COP30 Başkanı André Corrêa do Lago ve COP30’un İcra Direktörü Ana Toni de katıldı.

COP31’de müzakerelerin başkanlığını yürütecek Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanı Chris Bowen iki günlük programda yoğunluğu nedeni ile yer alamasa da toplantılara video konferans yolu ile katıldı. Avustralya’yı da Chris Bowen’ın yardımcısı Kushla Munro temsil etti.

İki günlük programın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Murat Kurum, COP31 Başkanlığı olarak bugüne kadar COP toplantılarında alınmış kararları ve gerek COP29 gerekse de COP30’da atılan adımları sahiplendiklerini ve COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Kurum yürütülen istişarelerin sonucu olarak hazırlanacak eylem ajandasının da Mart ayında açıklanacağı bilgisini verdi.

Murat Kurum COP31’deki müzakere sürecini üç ilkeye dayandıracaklarını kaydederken, bunları uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kurarak ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanma ile nihai hedefin aksiyon olması olarak sıraladı.

Kurum bu ilkeler sayesinde COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşımak istediklerini de sözlerine ekledi.

COP31 sürecinin en önemli toplantısının Liderler Zirvesi olacağını söyleyen Murat Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesi ve ev sahipliğinde düzenlenecek zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli oturumlar, ikinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirileceğini kaydetti.

“Kömür, petrol ve gaza bağımlılığı artırmaya kararlı büyük güçlerin tehdidi altındayız”

BMİDÇS İcra Sekreteri Simon Stiell de konuşmasında COP31’nin yeni bir küresel düzensizlik döneminde gerçekleştirileceğine dikkat çekti.

Dünyanın güç gösterilerinin, ticaret savaşlarının yaşandığı, uluslararası işbirliği kavramının doğrudan saldırı altında olduğu, istikrarsız ve güvensiz bir dönemden geçtiğine vurgu yapan Stiell buna karşın iklim eyleminin istikrarsız bir dünyada istikrar sağlayabileceğini ifade etti.

Paris Anlaşması’ndan sonraki 10 yılda, Uluslararası İklim İşbirliği adına daha önce hiç olmamış şekilde somut ilerleme sağlandığını savunan Simon Stiell bununla birlikte aynı zamanda eşi benzeri görülmemiş bir tehditle karşı karşıya olunduğu uyarısında da bulundu.

Stiell bu tehdidin de ekonomik ve bilimsel mantığa meydan okuyarak, iklim felaketlerini ağırlaştıracağı ve hane hakları ile işletmelerin enerji maliyetlerini artıracağı açık olmasına rağmen kömür, petrol ve gaza bağımlılığı artırmaya kararlı olan güçler olarak belirtti.

Bu güçlere karşı galip gelinebileceğini de dile getiren Stiell bunun iş dünyası, yatırımcılar, bölge liderleri ve yerel liderlerin daha yakın çalışarak somut sonuçlar elde etmeleri ile mümkün olabileceğini söyledi.

Uygulama döneminde hızlanma ve ölçeği büyütmenin önemli olduğunu söyleyen Simon Stiell özellikle gelişmekte olan ekonomiler başta olmak üzere her ülkenin fırsat masasında bir koltuğa sahip olmasını sağlamak ve finansman akışını hızlandırmanın önemine vurgu yaptı.

Stiell iklim eyleminin ön saflarında ivmeyi arıtmak için de en iddialı, en hırslı aktörlerin istekli koalisyonlar halinde bir araya gelerek, fosil yakıtlardan çıkış ve ormansızlaşmanın durdurulmasına yönelik yol haritalarının oluşturmasının da öneminin altını çizdi.

“Konuyu fosil yakıtlara indiremeyiz”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum da bir soru üzerinde sürekli fosil yakıtların gündeme geldiğini buna karşın iklim değişikliği ile mücadele konusunda birçok başlığın bulunduğunu, fosil yakıtların da bu başlıkların yalnızca biri olduğunu söyledi.

Bakan Kurum bu konuda şunları kaydetti;

Biz fosil yakıtı belki konuşuyoruz toplantılarda sürekli fosil yakıt gündeme geliyor ama su fosil yakıttan daha kıymetli olacak. Dolayısıyla hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. Bu mücadelenin sadece bir konusu fosil yakıt. Ama burada 80 tane başlık var. Yenilebilir enerjisi var, organik tarımı var, şehirlerin dirençli olması var, birçok konu var…

Dolayısıyla bir bütün olarak bakmak durumundayız. Konuyu fosil yakıtlara indiremeyiz. Bu noktada bir önceki COP’ta alınan karar belli. Yani fosil yakıtlardan çıkmaya yönelik uygulama yol haritasının belirlenmesi kararı var.

Biz de COP31 Başkanlığı olarak bu karara uygun bir şekilde yol haritasının belirlenebilmesi için başlıkları hep birlikte istişare edeceğiz. Bu istişareyi yaparken de ülkelerin kalkınmasını gözeteceğiz.

Gelişmekte olan ülkeyle gelişmiş ülkedeki ihtiyaçları dikkate alacağız. Bu çerçevede bir strateji ortaya koyup bu stratejiyle adımlarımızı atacağız. Bunu atarken de en önemlisi şehirlerimiz. Şehirlerimiz ve o şehirleri yaşanabilir şehirler kılmak adına bu kararlılığı ortaya koyacağız.