“COP zirveleri için en önemli iş fosil yakıttan çıkış değil”

Murat Kurum ve Fatih Birol COP31 hazırlıkları kapsamında ortak basın toplantısı düzenledi
13 Mart 2026

COP31 Atanmış Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 12 Mart 2026 günü İstanbul’da Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ile birlikte ortak bir basın toplantısı düzenledi.

Murat Kurum toplantıda COP31 zirvesinde fosil yakıtlardan çıkış konusunda bir anlaşma sağlanıp sağlanamayacağına yönelik sorulara verdiği yanıtlarda, fosil yakıtlardan çıkış ile alakalı daha önceki COP’larda alınan kararları daha da güçlendirecek adımlar atacaklarını kaydederken, COP zirveleri için en önemli işin fosil yakıtlardan çıkış veya çıkış için yol haritası belirlenmesi olmadığını savundu.

Sözlerinin devamında bugüne kadar düzenlenen COP zirvelerinde seksenin üzerinde karar açıklandığını, bunların çok az bölümünün hayata geçtiğini hatırlatan Murat Kurum, COP31 için diğer konuların da eylem boyutunu, farkındalığı ve insanların bilinçlenmesini önemsediklerini kaydetti.

Murat Kurum toplantıda Türkiye’nin COP31’de yeni kömürlü termik santral yatırımlarını sonlandırılması için herhangi bir somut adım atıp atmayacağına yönelik olarak gelen bir soruya verdiği yanıtta ise açık bir değerlendirmede bulunmadı.

Yanıtında Türkiye’nin günlük politika belirlemediğini ifade eden Murat Kurum, Enerji Bakanlığı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerjinin payının ve nükleer enerji santrallerinin sayısının artırılmasına kadar çeşitli konularda aksiyon alacağını belirtmekle yetindi.

Kurum yanıtının devamında net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın atık kaynaklı emisyonların azaltılması için çalışma yürüteceğini, ayrıca bakanlığın koordinasyonunda Tarım Bakanlığı’nın organik tarımla ilgili, Ulaştırma Bakanlığı’nın da mikromobilite ile ilgili, İçişleri Bakanlığı’nın afetlere karşı, Gençlik Spor Bakanlığı’nın da Milli eğitim Bakanlığı ile birlikte bilinçlendirme ve farkındalık ile ilgili adımlar atacağını sözlerine ekledi.

“İklim krizinin mücadelenin başarısı enerji dönüşümünden geçiyor”

Murat Kurum toplantının başında yaptığı konuşmada ise iklim kriziyle mücadelede hedeflerinin başarısı için enerji sistemlerinin en hızlı şekilde dönüştürme zorunluluğu bulunduğunu ve sorunun özetinin bu olduğunu ifade etti.

COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin konuşulduğu bir platform olarak değil, sözlerin uygulamaya dönüştüğü, güven üreten ve somut ilerleme sağlayan bir süreç olarak gördüklerini de dile getiren Murat Kurum, bunu uygulama odaklı COP yaklaşımı olarak nitelendirdiklerini ve yaklaşımlarının diyalog, uzlaşı ve kararların uygulamaya geçmesi olarak üç temel ilkeye dayanacağını kaydetti.

Türkiye beş öncelik alanı belirledi

Türkiye’nin COP31 Başkanı olarak önceliklerini beş başlıkta topladığı bilgisini veren Bakan Kurum, bunları temiz enerji dönüşümü, sıfır atık ve metan emisyonu azaltımı, iklime dirençli şehirler, iklim eylemi uygulama mekanizması ve enerji alanında yeşil sanayileşme olarak sıraladı.

Konuşmasında enerji güvenliğiyle iklim hedeflerinin birbirinin alternatifi olarak hiçbir zaman görmeyeceklerinin de altını çizen Murat Kurum, bu iki konuyu birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak ele alacaklarını sözlerine ekledi.

“Sıfır Atık ile 1,5 Gigatonluk emisyon azaltımı sağlanabilir”

Fatih Birol da konuşmasında dünyanın en önde gelen 500 enerji ve iklim uzmanının çalıştığı Uluslararası Enerji Ajansı’nın zirve sürecinde Türkiye’ye tam destek sağlayacağını taahhüt ettiklerini söyledi.

Konuşmasında Türkiye’nin girişimi ile COP zirvelerinde ilk defa Sıfır Atık kavramının gündeme geleceğine dikkat çeken Birol, IEA olarak yaptıkları çalışmanın dünya çapında sıfır atık uygulamasına geçilmesi durumunda Almanya ve Japonya’nın toplam emisyonlarına denk şekilde yıllık 1,5 Gigatonluk emisyon azaltımının sağlanabileceğini ortaya koyduğu bilgisini verdi.

Birol Antalya’da bütün ülkelerin sıfır atık konusunda hedef belirlemesini umduğunu da dile getirirken, bunun sağlanması halinde bu başarının yıllarca her toplantıda konuşulacağını söyledi.

Fatih Birol konuşmasında 2023 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen COP28’de 2030’a kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünün üç kat arttırılması konusunda hedef belirlendiğini hatırlatırken, mevcut çalışmaların bunun 2,6 kat düzeyinde gerçekleşeceğini gösterdiği bilgisini verdi.

Konuşmasında enerji verimliliğinin önemine de değinen IEA Başkanı Birol, kentsel dönüşüm ile yapılan yeni binaların enerji verimliliği ilkelerine göre inşa edilmeleri halinde enerji ihtiyacının kendiliğinden azalacağını, bunun da emisyonların daha az artışı ya da azalışı üzerinde etkili olacağını bu yüzden bu süreçlerde enerji mevzuatına uymanın çok önemli olduğunu kaydetti.

“Enerji yoksunluğu Afrika’da her yıl 800 bin kadının erken ölümüne neden oluyor”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin 2025 yılındaki G20 Zirvesi’nde Dışışleri Bakanlığı yetkilileri ile yaptıkları çalışmalar ile Afrika’daki elektrik sorununun ilk defa dünya gündemine taşındığını hatırlatan Fatih Birol, COP31’in de benzer bir fırsat taşıdığına dikkat çekti.

Afrika’da yemek pişirmek için yaygın bir şekilde odun veya tezek kullanılmasının özellikle kadınlarda solunum sistemi sorunlarına yol açtığına dikkat çeken Birol, COP31’in bu konunun dünya gündemine taşınması açısından önemli bir fırsat sağlayabileceğini ve kalbi mazlumlardan yana olan Türk insanının insani reflekslerini gösterebileceğinin altını çizdi.

IEA Başkanı Fatih Birol bu konuda şunları kaydetti;

Bugün Afrika’da çok büyük bir enerji sorunu var; Afrika’daki her beş aileden dördü yemek pişirirken odun ve tezek kullanıyor. Bu basit bir şey gibi geliyor ama bu yemeği yapan kadınlarda ciddi bir solunum hastalığına yol açıyor ve Afrika’da her yıl 800 bin kadının erken ölümüne neden oluyor. Afrika’da erken ölümlerin en önemli iki nedeninden biri odunla ve tezekle yemek yapmak ve bunun çözümü son derece kolay. Bu konu özellikle benim de çok fazla üzerinde yıllardan beri çalıştığım bir konu. Bu konuda ciddi bir çalışma yapıyoruz. Temmuz ayında Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto ile beraber uluslararası bir toplantı düzenleyeceğim ve yakında Sayın Cumhurbaşkanımızı o toplantıya onur konuğu olarak davet edeceğim.