Güneş için tarih 2013!

Mürşat Özkaya

Bu hafta gerçekleştirilen ICCI konferans ve fuarı gene ilgi çekici konuşmalara sahne oldu. Özellikle güneş sektörü için, başlıktaki kelimelerde dahil olmak üzere önemli cümleler sarf edildi. Fakat o konuya girmeden önce, geçen hafta gerçekleştirilen Solarex güneş fuarını da olaya dahil ederek şunu söylemek istiyorum. Yatırımcılarımızın ve firmalarımızın enerji sektörüne ilgisi hala yoğun bir şekilde devam ediyor. Bunu, fuar alanına girer girmez, bütün standlardaki masaların dolu olduğundan, masalarda hararetli tartışmalar yapıldığından, hesaplamaların havada uçuştuğundan anlıyorsunuz. Sektörün geçmişine bakarak, ne güzel noktalara gelindiğini düşünebiliriz ama madalyonun öbür tarafına bakınca, proje veya mal satıcı bu firmalarla müşterilerinin ne tip projeler bazında konuştuğuna bakmak lazım.

Evet gerçekten çalışıyorlar!

Başta güneş olmak üzere, temiz enerji sektörü gerçekten çalışıyor, ortaya bir şeyler koymak için canla başla çalışıyor ama sadece çalışıyor ve hala cepten yemeye devam ediyor. Yıllar önce bu işe giren birçok firma hala cepten yemeye devam ediyor, dayanamayanlar sektörden çıkıyor veya sektör içinde kendine alt sektörler yaratıyor veyahut kendine yabancı ortak bularak ya tamamen satılıyor ya da ortaklık yapıyor.

Peki ne yapıyorlar?

Zaten satmaya çalıştığı ürün ülkemiz için yeni ve pahalı olan bu firmaların çalışması için gereken mevzuatı çıkarmazsan ya da en azından geciktirirsen, o firmalar ya batar, ya kaçar ya da yandan dolaşır. Yandan dolaşacak birçok kapı da var olduğu için, herkes bu yollara sapmaya çalışıyor. Özellikle lisans açılması için hala vakit varken, lisanssız yönetmeliğine göre bir şeyler yapmaya çalışan bazı firmalar, haliyle mevzuatın ana fikri ile çelişen projeler yapmak üzere birtakım çalışmalar yapıyorlar. Konunu ayrıntısına girmeye gerek yok ama umarım yakın zamanda her iki sektörde açılır da bu işler çok uzamaz.

Kim bu yabancılar?

Yukarıda bahsettiğim yabancılar kısmen de olsa bizden daha sabırlı olduğu için sağlam gördükleri bir pazara önceden dalmayı tercih edebiliyorlar. Elbette, herkesin sektörü tam olarak bildiğini söylemeyiz ama büyük firmalarla bile görüşürken, insanın inanamayacağı yanlış bilgilere sahip olunduğunu ve müşterilere iletildiğini görebiliyorsunuz. Şahsen bana 499 kW’lık sistemler kuracağını belirten (neden 500 kW değil:) yabancı firmalar (ama hepsinde yerel veya gurbetçi uzmanlar var) olmuştu. Bu noktada da, ne tür olursa olsun yabancı diye hem teknik hem de mevzuat açısından her firmanın her şeyi doğru bildiğini ve doğru işler yapacağını söylemek pek doğru olmaz. Ortaklık seçimini yaparken de dikkatli olmak lazım.

Güneşin önü 2013’te açılacak!

ICCI’ya dönersek, eski ve yeni Bakanlar, Başkanlar herkes temelde aynı konulardan bahsetti. Bütün bakanlar kendi dönemlerini övdü veya övülecek bir şey yapamadıklarından dolayı suçu başkalarında da aradılar. Bu konuya ayrıntılı olarak girmeye gerek yok.

İlk gün içinde bana göre en önemli cümleler Enerji Piyasası Denetleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Ahmet Ocak’tan geldi. Ahmet Ocak güneş projelerine yönelik lisanslamanın en erken 2013 ilk çeyrek sonu veya 2. çeyrek başı gibi yapılabileceğini söyledi.

Bu arada, ölçümlerle ilgili raporların lisans başvurusundan 1 ay önce Meteroloji Genel Müdürülüğü'ne ulaştırılması gerektiğini söyledi. Ölçümlerin hem MGM hem de EPDK tarafından incelenmesi için süre gerektiğini, çok sıkışılmaması için bunun gerektiğini söyledi.

Rüzgar ile ilgili olarak ta, en erken 2013’te yeni lisanslamanın yapılabileceğini, bunun boyutunun çok fazla olamayacağını, ancak birkaç bin MW olacağını ve şu aşamada başvuru yapılacak trafolar da belli olmadığı için rüzgar ölçümü yapmanın da gereksiz olduğunu söyledi.

Benim için en önemli konulardan biri de, soru üzerine rüzgar yarışmalarında ortaya çıkan katkı payı mevzusunun, güneşte aynı şekilde olmayacağını bir kez daha net bir şekilde söylemiş olması. Herkesin bildiği gibi, rüzgarda sadece çakışan projeler için yapılan yarışmalar sonucunda ortaya çıkan nispeten açık arttırma usulü, güneş lisanslarında kesin olarak ortaya çıkacak yarışmalar için açık azaltma şeklinde olacak. Bu durum, kanunla da sabit ama güneş yatırımları konusunda devlete bağlı olarak iş yapmak istemeyen yatırımcıları pek mutlu etmiyor. Rüzgardaki yarışmalar sonucunda yatırımcıların elinde elektriğin satılmasına yönelik 3 seçenek var ama güneş için mutlaka YEKDEM çerçevesinde satış olması gerekiyor.

Sonuç olarak, bu konuyla ilgili bir kanun değişikliği gerekiyor çünkü pek çok yatırımcı özgür olmayı tercih eder. Zaten yatırımcıyı çok yüksek olmayan tarifelere mahkum etmek doğrudur diyemeyiz. Ayrıca, zamanı geldiğinde 13,3 dolar cent kullanmak duruma göre değişebilecek bir noktaya gelebilir, bir yatırımcı YEKDEM’i seçebilir, diğeri pazarı, kimi de kendine müşteri bulur. O yüzden bir anlamı olmayan YEKDEM’e bağımlılık yerine güneşte de, katkı payı olsun, ne farkeder ki?

 

 

Yazar Hakkında
X